Anoreksiya nervoza, vücut ağırlığında anormal derecede düşüklük, hissedilen yoğun kilo alma korkusu, ve çarpık kilo algısı ile karakterize edilen bir beslenme bozukluğuna verilen isimdir. Aynı zamanda anoreksi ya da iştahsızlık isimleriyle de bilinir. Anoreksiya nervoza mağduru bireyler, kilolarını ve vücut şekillerini kontrol etmek için kendi yaşamlarında önemli ölçüde değişiklikler yapma eğilimi gösterirler.
Anoreksiya nervoza mağduru bireyler genellikle zayıflığı öz-değer ile eş tutarlar.
Anoreksiya nervoza, tıpkı diğer yeme bozuklukları gibi bireyin hayatını ele geçirebilir ve durumun üstesinden gelmek birey için çok zor olabilir. Ancak doğru ve sağlıklı tedavi süreci sayesinde birey kim olduğunu daha iyi anlayabilir, daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarına dönebilir ve anoreksinin bazı ciddi komplikasyonlarını tersine çevirebilir.
Tedavinin sürekliliği ve düzenli beslenme eğitimi bireyin iyileşmesinin devamlılığı için son derece önemlidir. Bu tedavi sürecinde bireyin hastaneye yatışı, tıbbi bakım görmesi, psikoterapigörmesi ve ilaç kullanması gerekebilir.
Anoreksiya tedavisinde en büyük zorluk bireyin tedavi istememesidir. Bireyin bunun yanı sıra tedaviye ihtiyacınız olmadığını düşünmesi, kilo almaktan korkması ve anoreksiya nervozayı bir hastalıktan ziyade bir yaşam tarzı tercihi olarak görmesi, tedavinin önündeki diğer engellerdir. Anoreksiya nervoza mağduru bireyler iyileşebilir. Bununla birlikte, hastalığın yüksek stres dönemlerinde veya tetikleyici durumlar sırasında nüksetme riski yüksektir. Bu tür gerilim dönemlerinde terapinin sürdürülmesi ve periyodik randevular bireyin sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir.
