Uyku, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı her gün yenilememiz için önemli olan ve yaşamımızın üçte birini kapsayan aktif bir dönemdir.
Uyku, her insanın zihinsel ve fiziksel sağlığı için dinlenmesi ve yenilenmesi amacıyla her gün yaşaması geren biyolojik bir durumdur. Temel amacı yorucu gündelik yaşamdan sonra vücudun ve beynin dinlenmesini sağlamaktır.
Birçok ruhsal ve organik bozukluk uykuyu bozabilir. Horlama, gece terlemesi, uykuda nefes durması (apne), gündüz aşırı uykululuk, uykuda anormal hareketler, uyurgezerlik, uyku terörü, uyku ilişkili yeme bozukluğu, uykuda idrar kaçırma vb. gibi bilinen 85 çeşit uyku bozukluğu vardır. Bu bozukluklardan bazıları önemli rahatsızlıkların öncü habercisi olabilir.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) açısından bakıldığında uykusuzluk sorununda kısırdöngü vardır. Uykuyla ilgili kaygı, günün kaygılarından uzaklaşamama, uykuya dalmakla ilgili endişelerden oluşan uyumu bozan sebebler, Gün içinde stres ve kaygıya bağlı uyarılmışlıktan kaynaklanan fizyolojik alarm durumu ve kas gerginliği, Kötü uykunun gün içinde yarattığı yorgunluk, sosyal içe çekilme, düşük performans, duygudurum dalgalanmaları gibi olumsuzluklar, Verimsiz ya da yetersiz uyku alışkanlıkları, düzensiz uyku zamanları, gündüz uyuma gibi davranışsal bozukluklar uykusuzluk kısırdöngüsünün temelini oluşturur.
Uykusuzluğun BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) ile tedavisinde uyku alışkanlıklarını değerlendirme, psikoeğitim, uyku hijyeni ve yaşam tarzı değişikliği, uykuya dalma teknikleri, uyarıcı kontrolü, uyku kısıtlaması, gevşeme tekniklerinin öğretilmesi, olumlu imaj oluşturma ve bilişsel yeniden yapılandırmadan oluşan girişimlerde bulunulur.
Bilişsel davranışçı terapinin (BDT) başka bir bileşeni olan gevşeme eğitimi de uykusuzluk tedavisinde etkili bir yöntemdir. Gevşeme eğitimi seans içinde terapist tarafından canlı olarak verilir.
